Wilco van Herpen’le Ünlülerle Geziyorum

Hollandalı ünlü aşçı, fotoğrafçı ve haber muhabiri Wilco van Herpen Tatilbudur.com ile gerçekleştirdiği “Ünlülerle Geziyorum” turları ve Türkiye’yi gezerken yaşadıkları hakkında bilgiler verdi.

Türkiye’yi keşfiniz nasıl başladı, nasıl bir maceraydı bu? 

 Amsterdam’da ‘’Hotel Okura’da’’ şef olarak çalışırken, bir Türk meslektaşım bana, Türkiye’nin ne kadar güzel bir ülke olduğunu sürekli anlatıp duruyordu. Hatta o kadar çok ısrar etti ki, o yıl Türkiye’ye ilk defa turist olarak gittim. Gerçekten de bana anlattığı gibi güzel insanları, inanılmaz güzel yemekleri ve akıl almaz doğası ve tarihi ile hayatım boyunca hiç bu kadar tarihi bir arada görmemiştim.

Sonra mesleğimi değiştirdim ve fotoğrafçı oldum. Bir fotoğrafçı olarak Türkiye’yi bir çok kez ziyaret etme fırsatım oldu ve daha önce keşfettiğim Türkiye’den daha da çok aşık oldum. Hatta yaşamak istedim ve o ülkede çalışmak istedim. Sonrasında 1998 yılının sonunda bunun için bir şansım oldu: hemen valizlerimi toparladım, fotoğraf çantamı aldım ve Türkiye’ye gittim.

Ne kadar kalacağımı bilmiyordum: 1 hafta, 1 ay veya 1 yıl ama o adımı attım…

Sonrasında Türkiye’de 20 yıldan uzun bir süre kaldığım fark ettim.

Türkiye geldiğinizde ilk nelere merak saldınız, mutfak kültürü, tarihi, insanları? 

Türkiye’nin her köşesini gezmek istedim. İnsanlarını tanımak, yemeklerini yemek, muazzam büyük açık hava müzelerinde dolaşarak otomatik olarak onların kültürlerini de öğrenecektim.

Bazen içinde yaşayanlar yaşadıkları toprakların sırrının, güzelliğinin farkına varmaz. Bunun nedeni ne olabilir ya da bunu kırmanın yollar neler?

Her gün havyar yiyin ve kısa bir süre sonra havyarın tadından zevk alamazsınız. Her gün şampanya içerseniz, inceliğini fark edemezsiniz. Eğer yaşamınızın belirli kısmı hayatınız boyunca aynı şeyle kuşatılmışsa, örneğin Türk tarihinin zenginliği, otomatik olarak hayatınızın ve yaşam alanınızın normal bir parçası olacaktır. Çoğu zaman da dışarıdan gelen insanlar bu güzelliği ve zenginlikleri daha rahat görebiliyor.

Sanırım Beyoğlu’nda bulunan mekanlarda şef olarak da çalıştınız. En çok neler sizi şaşırttı, nasıl bir mutfak Türk mutfağı buldunuz?

Türk mutfağı inanılmaz, akıl karıştırıyor. Sorun şu ki; Türkiye’de sadece bir mutfak yok, pek çok farklı mutfak var: 21. yüzyıl Türk halk mutfağı, Osmanlı mutfağı, Bizans, Selçuk, Hitit, Karadeniz, Ege, Girit, Antep, Adana, Mardin ve dahası… Türkiye’de birçok farklı tatlar ile harmanlandığından çok şanslı ama ne yazık ki çok iyi kullanmıyoruz.

Bir röportajınızda Türkiye’yi nar’a benzetmişsiniz, “içinde binbir parça” var diyerek… Çok güzel bir tanımlama. Siz hangi parçaları kendinize yakın buldunuz?

Ben bir nar değilim. Kendimi bir şeyle karşılaştırmam gerekirse, kendimi kuru bir süngerle karşılaştırırdım. Her gün bir damla bilgi süngere damlar ve daha zengin hale getirir, bilgiyi toplar. Yirmi yıl bir sünger olduktan sonra, o süngerin artık kuru olmadığını söyleyebilirim. Bu bilgiler ile dolup taşıyor…

Gazetecilikten geliyorsunuz, iyi de bir fotoğrafçınız. Fotoğrafta görmek istedikleriniz neler, karelerinize neler sığdırmayı seviyorsunuz?

Kendiliğinden gelişen anlar. Bir kişiden, bir dakika önce oturduğu gibi oturmasını asla istemem.

Eğer bir resmi yakalıyorsam, çekiyorum. Bu bir avcı olmaktır, en iyi resmi yakalamak için bir avcı olmak. Bir şansın var ve bu şansı kullanman gerekiyor!

Bir ülkeyi “yerelleşerek” tanıyorsunuz, tatil ve keşfetmek arasındaki en önemli ayrıntı da bu sanırım, ne dersiniz?

Bir ülkeyi tanımanın en iyi yolu benim için yol yürümek, toplu taşıma araçlarını kullanmak ve… İnsanlarla çok konuşmak. Bir ülkede turist olarak kaldığınız süre boyunca, o ülkeye ait sadece genel hayatına dair bir fikir edinebilirsiniz. Türkiye’de 20 yıl olmasına rağmen, insanlar bazen benimle bazı problemler hakkında konuşmak istemiyor, bir yabancı olmak bu…

TatilBudur.com’un düzenlediği ‘’Ünlülerle Geziyorum’’ ile Hollanda ve Antep turlarını gerçekleştirdiniz. Projeye nasıl dahil oldunuz, süreç nasıl ilerledi?

Mesleği profesyonel bir gezgin olmayan insanlarla birlikte yürümek ve seyahat etmek gerçekten çok güzel. Bazen benim fark ettiğimden daha farklı şeylere dikkat ettiklerini görüyorum.

Ben, profesyonel bir gezgin olarak her gün çevremdeki insanlardan öğrendiklerimi diğer insanlarla da paylaşmak istiyorum. Televizyon programlarımda izleyicilerimle paylaştığım bilgiler, elbette ki, TatilBudur’la seyahat ederken paylaştığım bilgilerden bazen farklı olabiliyor. Beni televizyonda izlerken hakkında bir şey bilmediğim insanlarla bir arada gezdiğiniz de daha fazla etkileşim içinde oluyorsunuz. Hem de onlar için, programımı izlerken ortaya çıkan tüm soruları sormak için bir şans doğuyor.

“Ünlülerle Geziyorum”da en yakında sanırım Mardin turunuz var. Daha sonraları katılımcılar sizinle birlikte hangi rotalara yelken açacaklar?

Çok yakında bir Fransa, Belçika ve Hollanda turu yapacağız, ancak biraz daha fazla gastronomi üzerine yoğunlaştık.

Bunun yanı sıra Hollanda’da bir çiftçi golf’ü yapabileceğimiz ve Hollanda’nın anakarasından ‘’Schiermonnikoog’’ gibi kuzey adalarından birine gidebileceğimiz farklı bir tur yapmak istiyorum. Bu, birçok insan için gerçekten bir deneyim ve aynı zamanda düşük – yüksek gelgit deniz çıkışları ile yürüyerek mücadele edebileceğiniz bir yarıştır…

Dünya’yı keşfetmek bir yanda, Türkiye’yi keşfetmek öte yanda. Türkiye‘de vazgeçemediğiniz tatil rotaları nelerdir?

Bunu söylediğim için üzgünüm ama Türkiye’nin tüm klasik güzellikleri görülmelidir.

Örneğin: Pamukkale, Efes, Kapadokya, İstanbul, Mardin, Kaz dağları vb.

Fakat daha az ünlü olan Van Gölü, Kars, Bozcaada ve Gökçeada, Marmara adaları, İğneada, Kastamonu ve Budur (Sagalassos Antik kent) gibi yerler de görülmeye değer.

Ve tabi ki, çok önemli olup ta bahsetmediğim diğer tüm yerleri, çünkü Türkiye’nin her yerinde farklı bir renk, farklı bir tat ve her sokağın köşesinde farklı bir macera bulabilirsin.

Türkiye’yi keşfet, Türkiye’yi keşfet…

Son olarak isteyip de gitme fırsatı bulamadığınız, hayalinizi süsleyen rotalar var mı?

Uzak doğuya gitmek ve oradaki yerel mutfakta kendimi şımartmak istiyorum.

Sonra yapmak istediğim bir Karadeniz sahil gezisi var; Karadeniz sahil şeridini takip ederek tüm Türkiye’yi seyahat ederek sonlandırmak…

Ve…

Eski Osmanlı imparatorluğunun sınırlarını takip ederek tüm ülkelerini seyahat etmek ve eski Osmanlı kültürünün hala bu alanlarda kalıntıları olup olmadığını görmek.