Tokyo Gezi Rehberi

Japonya’nın başkenti Tokyo hepimizin duyduğu ama keşfetmeyi henüz gerçekleştiremediğimiz yurt dışı turlarından bir tanesi. Japonların sıcaklığı, yardımseverliği karşısında bilinenin aksine burayı keşfetmek pek de zor değil aslında. Siz de bizim gibi düşünüyorsanız Tokyo’yu en kısa zamanda gezilecekler listenize ekleyebilirsiniz.

Evet, yaşam tarzlarıyla bizden biraz uzak bir ülke Tokyo. Farklı gelenekleri, gündelik hayatta yaptıklarıyla daha çok merak uyandırabiliypr. Tokyo’nun gezilecek yerleriyle dünya üzerinde mutlaka görülmesi gereken o adresleri bir de yakından inceleyelim.

Ueno Park

Tokyo’nun merkezinden kuzeyine doğru gittiğinizde bu sevimli ama bir o kadar da hareketli Ueno Park’ı yakından görebilirsiniz. Parkta en çok dikkati çeken içindeki tapınakları ve küçük göletinin etrafındaki sokakta satılan yiyecek arabaları. Parkın içinde göreceğiniz yerleri National Museum for Wertern Art, Tokyo National Museum, National Science Museum, Metropolitan Art Museum gibi adresler Tokyo’nun kalkınmasındaki önemli müzelerden bazıları. Parkın yapımı 1873’te sonlanmış ve ziyarete açılmış. Ueno Parkında piknik, bisiklet turu ve müze gezileriyle beraber çok keyifli saatler sizi bekliyor.

Kitanomaru Park

Kitanomaru için Tokyo’nun sembolü dersek abartmış olmayız. Tokyo’nun en büyük, en çok ilgi gören parklarında biri burası. Imperial Palace yani Edo, zamanında dünyanın en büyük kalesine ev sahipliği yapmakla meşhur. Buraya görebilmeniz her zaman mümkün olamayabilir ama yeni yıl ve imparatorun doğum gününde Imperial Palace’a gitmek serbest. Parkta gözünüzden kaçmayacak diğer bir detayda tertemiz oluşu. Tokyo’nun onca karmaşasından sıkılan halkın ikinci ikamet yeri durumunda. Piknik yapmak için mükemmel bir seçim Kitanomaru Parkı. Bahar aylarında burada olursanız kiraz çiçeklerinin coşku dolu görsel şölenini de yakından görebilirsiniz. Bu parkta göreceğiniz yerler Tokyo Modern Sanat Müzesi, Bilim ve Teknoloji Müzesi ve El Sanatları Galerisi. En ilginç olanda Tokyo’nun bütün parklarının içinde birbirinden güzel müzelerin oluşu. Anlaşılan o ki bu gezide hiç canınız sıkılmayacak. Attığınız her adımda karşınıza mükemmel yerler çıkacak.

Shibuya

Tokyo’nun kalabalıklığına şahit olmak istiyorsanız Shibuya gitmelisiniz. Araba cümbüşünün, sıkıcı trafik ışıklarının olduğu mimli nokta burası. Burayı görene kadar tam anlamıyla kalabalık bir yer görmüş olmuyorsunuz. Lost in Translation filminin geçtiği o meşhur kavşak burası.

Shinjuku

Shinjuku’nun Tokyo için önemi büyük. Neden mi? Çünkü burası ülkenin en önemli ticaret merkezlerinden birisi. Shinjuku deyince aklınızdan hiç çıkmayacak olan gökdelenler kesinlikle görülmeye değer. Şehrin batısı böyleyken doğusu Edo, barları ve eğlence mekanlarıyla dolu. Bu gizemli şehri keşfetmek istiyorsanız özellikle akşam olduğunda buraya gidin, yürüye yürüye her yerini bir bir keşfedin.

Yoyogi Park

Kitanomaru Park kadar büyük olmasa da kısmen burayı aratmayacak büyüklükte diyebiliriz Yoyogi Parkı için. İçinde Meiji Tapınakları ve Meiji Tapınağı Hazineleri Müzesi var. Bu yemyeşil yaşlı çam ağaçları arasındaki Yoyogi’yi mutlaka görmelisiniz.

Harajuku

Biri alışveriş mi dedi? Tokyo’da başka yerleri aratmayacak ne tarz yerler olduğunu bilseniz ilk fırsatta soluğu burada alırdınız. Butikler, mağazalar, galeriler, en tarz modanın burada olduğunu söyleyebiliriz. Çılgın kostümler içinde insanlar görürseniz şaşırmayın. 🙂

Odaiba

Tokyo Körfezi zamanında savunma amaçlı yapılmış olsa da daha sonraları yerleşim yeri ve eğlence alanlarıyla çevrili bir yere dönüşmüş Odaiba. Buradaki keşfiniz esnasında onca kalabalığı geride bırakıp karşınıza enfes bir kumsal çıkarsa şaşırmayın. Denize girmek yasak olsa da piknik yapmak, güneşlenmek için eşsiz bir rota burası. Odaiba’ya ulaşmak için trenlerini kullanabilirsiniz.