Ebru Aykut’la Fenomenlerle Geziyorum

264

Seyahat blogu renklirotalar.com ve Instagram paylaşımlarıyla binlerce takipçiye ulaşan Ebru Aykut, TatilBudur.com’a ile gerçekleşen” Fenomenlerle Geziyorum” turunda yaşananları ve dünyayı gezerken edindiği tecrübeleri anlattı.

Dünyayı keşfetmek, yeni yerler görmek, bunları paylaşmak sizin için hayatın anlamı. Yeni bir keşfe çıkacağınızda neler hissediyorsunuz, ilk neler yapıyorsunuz?

Gerçekten Dünya’nın tüm renklerini yakından görmek, deneyimlemek ve  keşfetmek benim için yaşadığımı hissetmenin yolu. Her yeni keşifte heyecandan yerimde duramıyorum, büyük bir adrenalin patlaması yaşıyorum diyebilirim. Rotam belli olur olmaz oranın tarihini okumaya, insanlarını takip etmeye, renklerini ve kültürlerini öğrenmeye çalışıyorum. Aslında daha gitmeden gideceğim yeri sokağına caddesine kadar ezberliyorum diyebilirim.

Renkli rotalarınıza çıkarken olmazsa olmazlarınız neler? 

Benim için rotada yaşayacağım deneyimler ve rotama vereceğim renk çok önemli. Gideceğim rotanın rengini genelde orada yaşadığım deneyimlere göre seçiyorum. Eğer gün doğumu ya da gün batımı etkilediyse turuncu rota, lavanta tarlaları büyülediyse mor rota diyorum. Gideceğim yerin zamanlamasını mutlaka o yerin en özel etkinliğinin ya da doğasının en güzel olduğu zamana göre ayarlamaya çalışıyorum. Mutlaka görmem gereken yerleri, katılmam gereken etkinlikleri, kültürel deneyimlerini ve tatmam gereken lezzetleri çalışıp o şekilde seyahate çıkıyorum.

Tatilbudur turlarında Karadeniz, Yaylalar Batum turunda katılımcıları neler bekliyor? Nasıl bir tur ve keşif serüveni sunuyorsunuz?

Tüm katılımcıları kısaca yemyeşil bir rota bekliyor. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz bakir bir doğayı yerinde keşfedeceğiz. Ormanlar, şelaleler, nehirler ve göller ile hayatınız boyunca unutamayacağınız eşşiz manzaralar göreceksiniz. Bir yandan karadeniz yemekleri ile lezzet şöleni yaşarken bir yanda ise şarıl şarıl akan karadeniz derelerinde zipline eğlencesi yapacaksınız. Çay tarlalarında dolaşıp Ayder yaylasında muhteşem manzaralara karşı sallanacaksınız.  Tüm bunların yanında yürüyerek sınır geçmek ve komşu ülke Gürcistan’ın  renkli şehri Batum’u tanımak da başlı başına bir deneyim.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Ebru Aykut (@renklirotalar)’in paylaştığı bir gönderi ()

Karadeniz doğası, tarihi ve gezginler için yeni keşiflerle dolu ruhuyla özel bir bölge. Sizi burada en çok çeken ve etkileyen yerler özellikle nereleri?

Karadeniz’in en sevdiğim özelliği doğa’nın tüm güzelliğini hoyratça bize sunması ve her seferinde her mevsimde sunduğu muhteşem manzaralar ile bizi derinden etkilemesi. Beni en etkileyen yerler ise Zil kale’nin muhteşem manzarası, Karagöl’de yeşilin her tonunu görmek ve yaylalarda bulut denizini seyretmek.

Mesela Renki Rotalar’da Karedeniz’in renkleri neler ve neden?

Nisan ayında çıktığımız Karadeniz turumuzda aslında Karadeniz’in tüm renklerini gördük. Muhteşem yeşil bir doğaya gideceğimiz için ben hep yeşil rota Karadeniz diye kodlamıştım gezimizi ama eşsiz karlı manzaralara da denk geldiğimiz için beyaz rota da oldu bizim için. Artık Karadeniz benim için yeşil ile beyazın muhteşem uyumu demek.

Turlarınız çok renkli, eğlenceli ve keyifli geçiyor. Sizinle düzenlenen turlarda başınızdan geçen ve unutamadığınız anlar var mı?

İzlanda’ya yaptığımız turda fırtınaya yakalanmıştık. O kadar şiddetli bir rüzgar vardı ki araç daha fazla gidemedi ve biz en yakın otele sığındık. O gece o otele sığınan o kadar farklı ülkeden gezgin vardı ki hepimiz aynı masanın etrafında dünyanın tüm renklerini oluşturmuştuk. Fırtınaya yakalanmamıza rağmen herkes o kadar mutluydu ki sabaha kadar sohbet etmiştik. Sabaha karşı ise o insanlarla doğanın büyüsüne kuzey ışıklarının muhteşem showuna birlikte şahit olmuştuk. Hiçbir zaman unutamayacağım çok eşsiz bir andı.

 Daha fazla tatil, daha fazla keşif, daha fazla kültür, daha fazla eğlence, daha fazla paylaşılacak güzel zamanlar demek olsa gerek. Ne dersiniz?

Kesinlikle hatta artırıyorum daha fazla deneyim daha fazla anı demek. Bu seyahatlerden her zaman güzel anılarla, birbirinden özel deneyimlerle ve en güzeli de bambaşka bir insan olarak dönüyorum. Çünkü her seyahatimde ben çok fazla öğreniyorum, gelişiyorum.

Ünlülerle Geziyorum”a birini seçme şansınız olsaydı, kiminle ve nereye gitmek isterdiniz?

Shakira ile onun toprakları Kolombiya’ya gitmek isterdim. Birlikte latin müziklerinde dans etmek çok keyifli olurdu.

Türkiye’den ise İlber Ortaylı ile Şanlıurfa’ya gidip Göbeklitepe’nin gizemli tarihini ondan dinlemek isterdim.

Türkiye’yi, komşu coğrafyaları ve dünyada pek çok yeri gezdiniz, yaşadınız. Bu soruyu sorduğumda aklınıza gelen ilk fotoğraf, ilk koku ya da ilk lezzet nereden?

Aklıma İlk gelen fotoğraf İzlanda’nın muhteşem coğrafyası. Beni Dünya’da en çok etkileyen ve bambaşka bir gezegen diye tanımladığım İzlanda, bu zamana kadar gezdiğim 45 ülke arasında aklıma en çok kazınan yer diyebilirim.

Aklıma ilk gelen koku ise Provence’ın muhteşem lavanta kokusu. Provence seyahatimizde uçsuz bucaksız mor lavanta tarlalarının hem görüntüsü hem de kokusu bizi o kadar çok etkilemişti ki düğünümüzün teması bile lavanta oldu. Hep severdim ama o seyahatten sonra en sevdiğimiz çiçek lavanta, en sevdiğimiz renk mor ve en sevdiğim koku lavanta kokusu oldu.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Ebru Aykut (@renklirotalar)’in paylaştığı bir gönderi ()

Aklıma ilk gelen lezzet ise komik olacak ama mısır. Eşimle her seyahatimizde gittiğimiz ülkenin ya da şehrin mısırını denemek gibi bir alışkanlığımız var. Her ülkede farklı şekillerde kimisinde acılı kimisi mor kimisi haşlama kimisi közde denemeye çalışıyoruz. Aklıma gelen en lezzetli şehir ise tabii ki ülkemizin gastronomi şehri Gaziantep. Gaziantep’te ürün bitiyor dükkan kapanıyor diye sabaha karşı 04.00’te ciğerciye gitmişliğimiz var.